Bize Ulaşın: Telefon: 03122101300-561

Sismik Risk Analizi

sismik risk analizi

Sismik durum belirleme, bir yapının belirli bir deprem etkisine maruz kalınca yapıda oluşacak hasar düzeyinin belirlenmesi işlemidir. Sismik risk analizi ise, bu düzeyin, farklı büyüklükteki depremlerin oluşma olasılıkları ve meydana gelecek hasarların da göz önüne alınarak daha kapsamlı bir tehlike ve maliyet belirlenmesi anlamına gelir. Durum belirleme için farklı seviyelerde yöntemler mevcuttur; her seviye bir öncekinden daha kati ve detaylı sonuç verse de, gereken veri miktarı ve analiz için gereken hesap gücü aynı oranda artmaktadır. Yapıların durumunun belirlenmesinde en güncel şartnameler Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (2007) Bölüm 7 ve Riskli Bina Tespit Yönetmeliği (2013)'dir. 2007 şartnamesi, belirlediği şekilde yapılan analizler sonucunda yapının sismik performans noktasını belirtmektedir, ancak 2013 eki ise sadece yapının riskli olup olmadığı ve yıkılmasının gerekliliğinin tespiti amacıyla geliştirilmiştir. Bunların haricinde, bazı yabancı şartnamelerde (ATC40, FEMA356, ASCE41-13...vb.) ve literatürde, yapının sismik performansını kesin olarak belirlemese de, fikir sahibi olunmasına yardımcı olan düşük seviyeli metodlar da bulunmaktadır.

 

Yapıdestek Mühendislik olarak, gerek yabancı şartnameler ve literatürdeki metodlara, gerekse 2007 ve 2013 yönetmeliklerine uygun olarak sismik durum belirleme, risk analizinin yapılmasi ve sonucların raporlanmasi calismalarini yürütmekteyiz. Talep edilmesi durumunda yapısal güçlendirme projeleri hazirlamaktayız. Bunlara ek olarak, bu yönetmeliklerde henüz yer almayan daha modern ve gelişmiş metot ve araçların kullanımını da gerçekleştirmekteyiz:

  • Yapının mevcut durumunun tespitinde daha gerçekçi matematiksel modeller oluşturabilmek için yapıdan sensörler vasıtasıyla bilgi toplanması ve bu verilerin model iyileştirmede kullanılması.
  • Mevcut malzeme kalitesi ve donatı durumunun tespiti için, karot alinmadan veya karota ek olarak Windsor çekici ve farklı röntgen tekniklerinin uygulanması.
  • Hassasiyet seviyesi kısıtlı olan düşük seviye durum tespit yöntemlerinin sensör verileri ile birleştirilerek daha kesin sonuçların elde edilmesi.
  • Yapılan analiz ve risk değerlendirme sonuçlarının, müşterilerin 7/24 erişimine açık olan internet tabanlı çevrimiçi veritabanı sisteminde saklanması.